AŞİL TENDONU KOPMASI

Aşil tendonu vücudun en kuvvetli tendonudur. Yürümede, koşmada ve zıplamada önemli görevi vardır. Son yıllarda aşil tendon kopmalarında artış görülmektedir ve genellikle spor sırasında olmaktadır. Hastalar çok tipik olarak “bir silah patlaması gibi bir ses duydum” şeklinde anamnez verirler.

Tedavisindeki amaç bir an önce eski aktiviteye dönmektir ve bu amaçla konservatif yani ameliyatsız ve ameliyat ile tedavi yapılmaktadır. Cerrahi tedavi genellikle gençlerde ve sporcularda tercih edilmektedir ve tedavide açık cerrahi tamir, perkütan yani birçok küçük insizyonlar ile tamir, mini insizyonla tamir ve rekonstrüktif tamirler kullanılmaktadır.  

            Açık cerrahide tendon uçları bulunup temizlenip cerrahın tercih ettiği bir mateyal ve dikiş tekniği ile onarılır. Eğer aradaki boşluk 3 cm den fazla ise bu tedavi daha zorlaşır ve rekonstrüktif teknikler kullanılır. Bu tedavi yönteminde tendon uçlarının arasındaki boşluğa  çeşitli yapay dokular , tendonlar vs koyarak tedavi yapılır veya çeşitli flep teknikleri ile defekt yani boşluk doldurulur.

Açık cerrahide %10-30 arasında çeşitli komplikasyonlar yani istenmeyen olaylar  görülebilmektedir. En sık görülen enfeksiyondur çünkü aşil tendonunun beslenmesi cok iyi değildir. Etrafındaki derinin beslenmesi de çok iyi olmadığından yara yeri problemleri de nadir değildir. Sigara içenlerde, şeker hastalarında ve kortikosteroid kullananlarda risk 3 kat fazladır. 

Perkütan tedavide tendon uçları bulunmaya çalışılmaz, körlemesine yapılan bir tedavidir. Özellikle cilt komplikasyonları daha az görülür ve yara yeri izi çok az kalır. Sonuçlarının benzer olduğunu bildiren çalışmalar mevcuttur. En önemli dezavantajı ise her ne kadar bu konuda farklı görüşler ve çalışmalar olsa da sinir hasarlanması riski olması ve tamir hattının sağlamlığının açık cerrahi kadar iyi olmamasıdır. Bu risklerin azaltılması amacıyla endoskopi veya ultrason destekli perkütan tamir metodunu kullanan cerrahlar da bulunmaktadır ve bu yöntemler ile tedavi sonuçlarının iyi olduğu bildirilmektedir.

Mini açık cerrahi ise bu iki tekniği birleştirip küçük bir kesi ile tendon uçlarını görüp ama tendonu boylu boyunca görmeden ve tendon etrafındaki paratenona zarar vermeden yapılan bir tedavidir.

Konservatif yani ameliyat etmeden alçı ve cihazlar ile yapılan tedaviyi savunan araştırmacılar da vardır. Özellikle 40 yaş üstü bayanlarda önerilen bir tedavi şeklidir. Tendonun kopma riski ve iyileşme zamanı daha fazladır. Tendonun eski gücüne gelmesi daha uzun süre almaktadır ama ameliyata ait hiçbir komplikasyon gözlenmez.

Herkese sağlıklı günler dilerim.

Prof Dr Mustafa Nazım Karalezli

Spor sırasında aşil tendonu rüptürü oluşan hastanın ameliyat sırasındaki ve ameliyattan sonra 7.hf daki görüntüeri

Bana Ulaşın